Kadrajımda
Yolda, şehirde, doğada; telefonumla yakaladığım kareler. Bazısı tek kelimeyle anlatılıyor, bazısı birkaç cümleyi hak ediyor. Bir kareye dokunup büyütebilir, beğendiğinizi paylaşabilirsiniz.
237 kare · 2020–2024 · VSCO'da takip et →
Gece yürüyüşü.
Sonbaharda kanal boyu. Yapraklar banklara, ağaçların gölgesi suya düşmüş.
Taş işçiliği.
Ağaçların arasından akan bir nehir ve dallara asılmış fenerler. Suyun sesi fotoğrafa sığmıyor ama orada olduğunu biliyorsunuz.
Palmiye.
Kapadokya'da sabah. Peribacalarının önünde, sırtında kilimiyle bekleyen bir deve.
Dalların arasından, gölün ortasında pedallı teknede iki kişi.
Teller ve gökyüzü.
Yağmurlu yol.
Kayaya oyulmuş bir dükkân; raf raf seramik, tavandan sarkan sıcak ışıklar.
Taş maskeler.
Kırmızı kapı.
Masmavi gök, süslenmiş iki deve ve tahta bir merdiven. Biniş sırası bekleniyor.
Kütüphane, açık bir öğleden sonra.
Kırmızı ışık, ıslak asfalt.
Pinhani konseri, kalabalığın ortasından.
Pencereden bir parça gökyüzü.
Kapadokya'da gün doğarken onlarca balon aynı anda havalanıyor. Sabahın en sessiz, en kalabalık anı.
Ahşap küpler.
Denizden İstanbul, bulutlu bir gün.
Kitabesiyle eski bir çeşme. Taşın üzerindeki her leke ayrı bir yüzyıldan kalmış gibi.
Kapı 409.
Boş koridor, tavanda yüzlerce ışık.
Sarı ışık.
Mangal dumanı.
Çamların arasında uzayıp giden bir yol.
Gölgede bir tahterevalli.
Kabinde bir yazı: “Usandım ahbap.” Bazen bir araç da kendini anlatır.
Parkta dev bir abaküs.
Bahçede taş oymalı bir çeşme.
Kütüphanede sessiz saatler.
Güneş.
Kıvrılan cephe, sabah güneşi.
Kaldırım taşında bir cümle: “İnsan insanın ümididir.” İsmet Özel.
Nevşehir, Şifa Meydanı'ndaki saat kulesi.
Sis.
237 kayıttan 1–36 arası gösteriliyor